1. Cild 138. Mektûb
Mektûbât Dersleri – Hüsameddin Vanlıoğlu Hoca Efendi
Dünya, Tasavvuf dilinde; kişiyi Allâh’tan uzaklaştıran her şeydir.
Kısaca dünya, Tasavvuf dilinde; kişiyi Mevlâya vuslattan engelleyecek olan ne varsa odur.
Dünyacılar
Tefekkür, derin düşünmektir. Biz Cennet kaşılığında, Mevlâ Te’âlâ’ya, canımızı da, malımızı da fedâ ettik.
Dünya erbâbıyla irtibâtı kesmek.
Rûh, nefis mücadelesi; Rûh, nefse râm olur.
Biz, nefsimizi rûha tâbî kılabilecek miyiz, mesele bu.
Ebedî bir âlemi, havsalaya sokamıyoruz, kavrayamıyoruz.
Zıtlar cem olmaz… ya dünya, ya âhiret erbâbısın.
Ahiret azabı (kâfirler için) ebedî, dünya hayatı azdır. Dünya’ya tâbî olmakla, Mevlâ Te’âlâ’nın buğz ettiğini tercîh ediyorsun.
Hiç bitmez istekler.
Ticaret yapıyorsun diye, kalbin Allâh’tan gâfil olacak diye birşey yok.
Bugün kendini ölü farzetmen lâzım.
Seni Allâh’tan uzaklaştıran kimlerse onu terk edeceksin.
Sen, Ahirette sana fayda verecek ne varsa, ona yönel.
Biliniz ki ey bu yolun talipleri, dünyacılar ile beraber olma, onlara karışma… bu karışma tasavvuf yolunda olan kişi için, öldüren bir zehirdir bu.
Dünyada ne iş yaparsam yapayım, önce şu soruyu sorarak yapacağım: Rasûlullâh Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem olsaydı ne yapardı, ben de öyle yapma azminde ve gayretinde olacağım.
Böyle öldürücü bir zehirle ölen, ebedî bir ölümle ölür (bunu söylüyor) Akıllı adama işaret yeter.
Meliklerin size ikram ettiği yemekler kalbin hastalığını arttırır.
Sen, Allâh’ın adamı ol.
Allâh’ın adamı olan kişi kimdir? Onun yaptığı iş ne olursa olsun Allâh’ı unutturmamalı.
Dünya ehlinin sohbetinden kaç, aslandan kaçtığın kadar kaç.
Yetkili kişilere karışmak, ebedî hayatını kaybettirir.
Ahiretini mahvedecek olan ne varsa, kim varsa hepsinden sakın.
Kim bir zengine, zenginliğinden dolayı tevazu gösterirse dininin üçte ikisi gider. Dînî duyarlılık gider o kişiden.
Bir ahiret erbâbı var, bir dünya erbâbı var.
Dünya ehli ile sürekli beraber olursan, vaaz sana nasıl tesir etsin?
Subhânehû kelimesine, Efendi Hazretleri Kuddise Sirruhû her defasında, “noksan sıfatlardan münezzeh, kemal sıfatlarla muttasıf” manasını mutlaka verirdi.